Tanrının Kitabı (The Book of Eli)

Bu aralar ilginç bir bilim kurgu filmi izlemek istiyorsanız Denzel Washington ve Mila Kunis’in başrollerini oynadığı filmi seçebilirsiniz. Dünyanın harap olmasından sonrasını içeren filmlerin sayısı son zamanlarda epey bir arttı ama değişik bir konu ve değişik görsel ögeler filmi çekici yapıyor.

“Tanrının Kitabı (The Book of Eli)” bu hafta sinemalarımızda gösterime girdi ama isminin çevirimi ilgimi çekti. Aslında orijinal adı Eli’ın Kitabı olması gerekir diye düşünüyorum. Belki de yanlış okunabilir Eli -İlay- ismi diye “Tanrının Kitabı” olarak çevrilmiş.

Artık moda olan hızlı aksiyon sahneleri filmde sık sık kullanılmış. Bu sahneler aslında sıkıcı olmaya doğru ilerleyen filme renk katmış. İlk başlarda ‘Bu film böyle devam ederse çıkıp giderim’ bile diyebilirsiniz ama ben sahnelerin keyfini çıkaranlardandım. Bu tarz filmleri yapmak kolay iş değil, yapılan filmi kötü eleştirmek ise çok kolay bir iş. Bu yüzden harcanan emeğe biraz da dikkat etmemiz gerekiyor.

Filmin her karesiyle son derece dikkatli bir şekilde uğraşıldığı hissini aldıktan sonra artık yoruma da gerek kalmıyor. Yönetmenler Albert ve Allen Hughes da bu konuda iyi bir iş çıkarmış. Filmi izlerken birçok sahnede Mel Gibson’ın 80′ler de izlediğimiz Mad Max tadını alıyorsunuz.

Konuyu anlatmaya gerek yok, bence izlerken keşfetmek daha zevkli. Zaten bilim kurgu filmlerinde konu aramak ya da mantıksal yaklaşmak pek de akıllıca değil. Ancak şunu söylemeliyim ki bu sefer sonunu iyi bağlamışlar.

Imdb sitesinde filmin aldığı ortalama oy 7.2. Bunun da üzerine biraz çıkması gerekir bence. 7.4 seviyesi bu film için verebileceğim puan olabilir. Çünkü öyle sahneler oluyor ki kendinizi orada düşünüyorsunuz ve ‘Ben olsaydım böyle bir dünyada yaşamımı nasıl sürdürürdüm’ diyorsunuz. İnsan kendini filmin içinde bu şekilde bulunca da güzel bir yapım izlediğini anlıyor.

Tür: Bilim Kurgu, Aksiyon, Macera

Süre: 118 dk.

Puanım: 7,4

Fragman

  • Share/Bookmark

devamını okuyun

Sherlock Holmes

Eskilerden hatırladığımız ilginç kahramaların başında gelen Sherlock Holmes yepyeni macerasıyla karşımızda. Karmaşık cinayetleri ince ipuçlarıyla çözebilen Holmes rolünde de Demir Adam’dan hatırlayacağımız Robert Downey Jr. var. Baş aktrist ise ‘Zaman Yolcusunun Karısı’ Rachel McAdams. Holmes’ün arkadaşı Doktor Watson’ı da Jude Law oynamış. Zaten bu isimleri görüp de filmi izlememek zor oluyor. Bir de üstüne yönetmen Guy Ritchie olunca ikinci günden sinemanın yolunu tuttum…

  • Share/Bookmark

devamını okuyun

Yahşi Batı

Bir Cem Yılmaz filmi olunca sinema salonuna büyük beklentilerle gidiliyor. Herkes çok gülmek çok eğlenmek istiyor. Sinema bildiğimiz gibi bir sanat dalı. Güldürme sanatı ve sinema sanatını birleştirmek de çok zor bir olay. Cem Yılmaz bunu iyi başaranların başında geliyor. Belli bir sinema tarzı olan ünlü komedyenin filmlerindeki ince espirileri de aynı filmi ikinci veya üçüncü kere izlediğimizde yakalayabiliyoruz. Bu yüzden erken bir yargılama yapmak çok yanlış olur Cem Yılmaz filmleri için…

  • Share/Bookmark

devamını okuyun

Zombieland

Sinemalarımızda geçen haftadan beri izlediğimiz adı üzerinde zombi filmi Zombieland yüksek puanıyla merak uyandırıyor. 45 Bin kişinin oy verdiği Imdb sitesinde ortalama 8.0 puan almış. Amerikalılar zombi filmlerini gerçekten çok seviyorlar. Fakat bu tarz ülkemizde pek tutmadı. Çok muhteşem bir zombi filmi olsa bile konu yine aynı olacağından ve filmin sonu tahmin edilebildiğinden sevemedik zombileri bir türlü…

  • Share/Bookmark

devamını okuyun

Adaletin Peşinde (Law Abiding Citizen)

Mutlaka izlenmesi gereken film derler ya işte Adaletin Peşinde gerçektende öyle bir film. 300 Spartalı filminin yıldızı Gerard Butler bu aralar karşımıza sıkça çıkmakta. Hem de filmleri boş da değil. Bu adamı takip etmekte yarar var. İtalyan İşi (The Italian Job) filminin yönetmeni Gary Gray de sonunda güzel bir filme imzasını atmış. Bu ikilinin yanına Jamie Foxx da gelince tadından yenmiyecek bir film çıkmış ortaya…

  • Share/Bookmark

devamını okuyun

Avatar

Nihayet bu hafta sonu yer bulabildim ve 3D izleyebildim. Tabi herkes ‘çok beğendik gerçekten muhteşem’ diyince filme giderken bende bir isteksizlik oluyor. Çünkü hep böyle muhteşem denilen filmlerde çok büyük bir beklenti içerisine giriyorum. Bu sefer gitmeden kendimi bu filmin abartıldığı kadar muhteşem olmadığına inandırmak için birkaç fragmanını izledim. Fragmanlar güzeldi. Hatta epey güzeldi. Sonuç olarak yine yüksek beklentiyle izlemeye gittim…

  • Share/Bookmark

devamını okuyun

2012

2012Bilim kurgu filmlerinin yönetmeni Roland Emmerich bir başka görkemli filmiyle karşımızda. Yıldız Geçidi (Stargate), Kurtuluş Günü (Independence Day), Godzilla, Yarından Sonraki Gün (The Day After Tomorrow) ve M.Ö. 10000 (10000 B.C.) filmlerinden sonra 2012′de adından uzun süre söz ettirecek gibi…

  • Share/Bookmark

devamını okuyun